Kendir gömlek

Stop wasting time on dead links! 🛑 This smart platform automatically detects your device and country to give you the exact best offer instantly. Check it out now 100% free! 👇
🔗 [Click here]

merve.bayrakci

Yaşlılar toplumun geçmişi ile bugünü arasında köprü görevi görürler. Çevrelerine toplanmış ve merakla kulaklarını dikmiş çocuklara yalnız masal anlatmazlar, kendi geçmişlerindeki yaşanmışlıkları da anlatırlar. Hoş, bu geçmiş zaman yaşantılarının masaldan neredeyse farkı yoktur.

Kullanılan toplam emekle, makineleşme ve teknolojinin gelişmesiyle toplumsal üretim gitgide artmakta, dünyanın dört bucağındaki gelişmeler farklı insan toplulukları tarafından öğrenilmekte, hayat her gün biraz daha kolaylaşmaktadır.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

30 Haziran tarihli “Çarık” başlıklı yazımda yaklaşık 80 yıl önceki “ayakkabı” olarak kullandığımız (daha doğrusu köylülerin kullandığı) ilkel bir giyecekten söz etmiştim. Hatta köylüler o kadar yoksuldular ki çarık bulmaları bile bir sorundu. Daha öncekilerin anlattığına göre 1930’larda çarık eskimesin diye tarlaya giderken köy dışında onu çıkarırlar, bütün gün yalınayak çalıştıktan sonra, iş dönüşü mahalleye girerken giyerlermiş. Kentlerde çarık giyilmezdi. Köy zenginleri de giymezlerdi. Bu nedenle çarık, sosyal bir statünün, yoksulluğun da alametiydi.

Kendi giyeceğini kendin doku

Ben 1944 doğumluyum. Kendir gömlek giydiğimi, başkalarının da giydiğini hatırlıyorum. Kendirden bez dokunması da yoksul ve orta köylülerin işiydi. Zenginlerin terzi elinden çıkmış takım elbiseleri bulunurdu. (Günümüzde de zengin ve yoksullar var, fakat bunların yaşantıları, yedikleri, giydikleri arasında dünkü kadar uçurum yok.)

Tarihlerin bildirdiğine göre kendir yetiştiriciliği çok eskilere dayanıyor. Türkiye’de en çok da Kastamonu ve Fatsa’da ekilirmiş. Gemicilikte halat yapımında kullanıldığından bunun geniş çapta ekimi ve ticareti de yapılırmış.

Ben kendir yetiştiriciliğinin son yıllarına yetiştim. Tarlalarımızın birinde bir evlek kadar bir yere kendir ekilir, biçildikten sonra annem bunları soyar ve çıkrıkta ip eğirmeye hazır duruma getirirdi. Evimizin alt tarafında dereden açılan küçük kanalla oluşturulmuş bir gölete “ıslak yanı” denirdi. Burada kendir ıslarlarmış. Sonra bu kendir köyün içinden akan bir dere üzerinde kurulan kendir değirmeninde dövülürmüş. Köyde çocuklar şöyle bir tekerleme de söylerlerdi: “Tinkana tok, Şakirlerin kendiri yok!” Demek ki kendir yetiştirmemek bir zaaf teşkil ediyordu.

İşte bu kendir ipliği, her evde kurulu olan dokuma tezgâhında bez hâline getirilir ve bundan don, gömlek ve benzeri giyecekler dikilirdi. Evimizdeki, bu duvara yaslanmış tezgâh hayal meyal gözlerimin önündedir. Şimdi ondan kalan hiçbir parça yok. Köy etnografya müzesine koymak için başkalarında da bulacağımız şüpheli.

Soyulan kendirin köğrek denen sapı, ateş tutuşturmaya yarardı. Tohumu ise ateşe atıldığında patlardı.

Kendir gömleği ve donu sert olurdu. Çok yoksul olanların bu gömlek ve uzun donla gezdiklerini hatırlıyorum. Bu giyecekler, çarık gibi köylü olmanın alametifarikaları idiler. Bunlar kente giderken giyilmezdi. Herkesin kente giderken giyebileceği kumaş pantolon ve ceketi, sanayi dokuması gömleği olurdu. O yıllarda köyde (1950, hatta 1960’larda bile) şapka giymeye alışmamış, Karadeniz Laz başlığı giyinen birkaç kişi vardı. Önceleri, şapka kanununa karşı gelmemek için kente giderken şapka giyerler, köyde ise başlık kullanırlarmış. Kanun tavsayınca başlıkla kente de gider olmuşlar.

Köyde kendir ekilmeyeli muhtemelen 60-70 yıl var. Artık hayvan da beslenmediğinden onların başlıklarına, semer iplerine de ihtiyaç yok. Diğer ip çeşitleri de sanayi ürünlerinden satın alınıyor. Giyim sanayi tamamen fabrika ürünlerine dayandığından köyde terzilik de kalmadı. Eskiden don, gömlek ve mintanlarımızı analarımız dikerdi. Birçok evde de bir dikiş makinesi bulunurdu. Mübadeleden önce bu ve benzer ustalıklar tamamen Rumların tekelindeyken, onlar gittikten sonra Türkler de bunları öğrenmek zorunda kalmışlar. (1921’de yapılan eski evimizi de Rum ustaların yaptığı söylenirdi.)
 

Türkiye'de devlet kontrolünde üretimi yaygınlaşan endüstriyel kenevir (kendir) tarlasında hasat öncesi boy gösteren bir üretici

Türkiye’de devlet kontrolünde üretimi yaygınlaşan endüstriyel kenevir (kendir) tarlasında hasat öncesi boy gösteren bir üretici

 

80 yıl sonra ne durumda olacağız?

Tarihte 70-80 yıl içinde toplumların dini, tabi oldukları devletin değiştiği dönemler olmuştur fakat toplumsal yaşamın bu kadar hızlı değiştiği bir dönem olduğunu sanmıyorum. Bunun nedeni, teknolojide birbirini tetikleyen hızlı gelişmeler olmalıdır. İnsanlar, ilk ataları gibi soğuktan korunmak için sırtlarına hayvan postu geçirmeyecekleri gibi çarık ve kendir gömlek de giymeyecekler. 70 yıl önceki kuşaklar, bugün ulaştığımız yaşantıyı hayal bile edemezlerdi. Bu nedenle yarını hayal etmekten de aciz durumdayız.

Hangi siyasi akım iktidar olursa olsun, hükümeti eleştirdi diye hapse atılan, kararları tek bir adamın aldığı, muhalif belediyelere yolsuzluk operasyonu altında gece yarısı baskınları yapılan, iktidar belediyelerinin ise sırtlarının sıvazlandığı bir devir de geride kalmış olacak. O zamanın kuşakları, bugünkü rezaletleri yaşlılardan dinleyerek hayret içinde kalacaklar. Bunlar, çarık ve kendir gömlek kadar topluma yabancı gelecektir.

 

 

*Bu içerik serbest gazeteci veya konuk yazarlar tarafından hazırlanmıştır. Bu içerikte yer alan görüş ve ifadeler yazara aittir ve Independent Türkçe’nin editöryal politikasını yansıtmayabilir.

Zeki Sarıhan Independent Türkçe için yazdı
Pazartesi, Ekim 26, 2026 – 09:15
Main image: 

<p>Geleneksel dokuma tezgâhında çalışan iki kadın, Anadolu’da ev içi üretim ve el emeğine dayalı dokumacılık geleneği / Fotoğraf: Alanya Belediyesi</p>


Type: 
SEO Title: 
Kendir gömlek

Orijinal makalenin tamamını buradan okuyun:
Orijinal kaynak

Loading

Finally, a link that actually works for your region and device! 🌍 Get instant access to the top exclusive offers tailored just for you right now. Don’t miss out, click here! 👇
🔗 [Click here]


↑