İBB Davası: Ekrem İmamoğlu’nun savunması başladı

Stop wasting time on dead links! 🛑 This smart platform automatically detects your device and country to give you the exact best offer instantly. Check it out now 100% free! 👇
🔗 [Click here]

mehmet.efe.altay

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da aralarında bulunduğu 53’ü tutuklu 436 sanıklı İBB davasının 98’inci duruşma günü, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde başladı. İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, 19 Mart 2025’ten bu yana tutuklu bulunan İmamoğlu savunmasını yapıyor. Davanın ilk celsesinin son duruşma gününde savunmasını yapamadan salondan çıkarılan İmamoğlu’nun ve avukatlarının savunmalarının dört gün sürmesi bekleniyor. Mahkemenin açıkladığı programa göre savunmalar çarşamba, perşembe, cuma ve cumartesi günleri devam edecek. İmamoğlu’nu izlemek üzere oyuncu İlyas Salman ve şair-yazar Sunay Akın da duruşma salonuna geldi. YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel ve partileler de duruşmayı izleyecek. Tamamen dolan salonda, savunma sırasında slogan atılmaması ve video kaydı yapılmaması yönünde uyarıda bulunuldu.

“Bu söz Sayın Cumhurbaşkanı’na ait”

Savunmasında yargılama sürecinde tutukluların ailelerinin ve avukatların baskı gördüğünü ileri süren İmamoğlu, masumiyet karinesinin ihlal edildiğini ve tutuklu yargılamanın cezalandırma yöntemine dönüştürüldüğünü söyledi. Yargı mensuplarının avukatlara ve vatandaşlara yönelik tutumlarını eleştiren İmamoğlu, ailelerin yaşadığı sıkıntılara da değinerek şöyle konuştu: 

Burada başka tutukluların yaşadığı sıkıntılara, hukukçulara yapılan baskılara da değineceğim. Hatırlatmalıyım ki gerçekten derin bir hukuksuzluk yaşadık. Sadece ailelerimiz, yakınlarımız, çocuklarımız, gençlerimiz, babalarımız, dedelerimiz ve annelerimiz değil, hukukçularımız da burada bir ızdırabın ve baskının muhatabı oldu. Hayatımın en ilginç bilgilerini dinledim. Yüzlerce ziyaretçim geldi, muhatap oldukları konuşmaları anlattı. Yargı mensuplarıyla yaptıkları görüşmeleri, yargı mensuplarının kendilerine yönelik tutumlarını, tehditlerini ve parmak sallamalarını dinledim. Türk Ceza Kanunu’na baktım. Bir savcı ya da iddia makamını temsil eden kişi, bırakın avukatı, bir vatandaşa bile parmak sallayamaz, tehdit edemez. Bunları okudum ama tam tersini yaşadım, yaşayanlardan dinledim. Buradaki aileler gerçekten çok acı günler yaşadı. Ama en acısı neydi, biliyor musunuz? Haysiyet cellatlığı. Lekelenmeme hakkının ihlali. Masumiyet karinesinin yerle bir edilmesi. Soruşturmanın gizliliğinin, tutuklu ya da gözaltındaki insanların aleyhine işletilmesi. Tutuklu yargılamanın bir cezalandırma yöntemine dönüştürülmesi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ait olduğunu belirttiği sözleri okuyan İmamoğlu, yargılama tamamlanmadan kişiler hakkında yapılan suçlamalara tepki gösterdi.

İmamoğlu, şöyle devam etti:

Bir söz okuyacağım size: ‘Türkiye’de şahsım dahil hiç kimse eleştirilemez değildir. Çamur at, izi kalsın mantığıyla, tamamen nefret siyasetiyle kamu görevlilerimize, kabine üyelerimize karşı haysiyet cellatlığı yapılmasına müsaade etmeyeceğiz. İfade özgürlüğü, önüne gelene iftira atma serbestisi değildir. Hesap sorduğunu iddia eden herkes görevini sorumluluk bilinciyle yapmalıdır.’ Çok güzel söylemiş. Bu söz Sayın Cumhurbaşkanı’na ait. Ben de buradan söylüyorum: Kim ki yargılaması bitmeden, sonuçlanmadan birisi hakkında iftira atıyor, kim ki bir insan hakkında haysiyet cellatlığı yapıyor, kim ki bir insanın ailesini aşağılıyor, çocuğunu, gencini, evladını, annesini, babasını hırsız ilan ediyor; haysiyetsizdir, namussuzdur, şerefsizdir.

“Bütün hukukçulara teşekkürlerimi ve minnet duygularımı iletiyorum”

İmamoğlu, savunmasının devamında kendisine bilgi veren avukatları ile davada görev alan diğer hukukçulara teşekkür etti. Avukatlık mesleğinin önemini tutukluluk sürecinde daha yakından deneyimlediğini belirten İmamoğlu, şu ifadeleri kullandı:

Bu mücadelede bana bilgi veren kendi avukatlarım var. Ancak bu mücadelenin içinde olan hiçbir hukukçuyu elbette birbirinden ayırmıyorum. Bu büyük mücadelenin paydaşı oldukları için bütün hukukçulara teşekkürlerimi ve minnet duygularımı iletiyorum. Hukukçu olmanın, avukat olmanın ne kadar önemli bir meslek olduğunu, ne kadar büyük bir ihtiyaç olduğunu burada milim milim, santim santim yaşadım. Avukatlık, hava gibi, su gibi insan yaşamının kaynağıdır. (Sesi titredi, duygulandı) Her birinin gözlerinin içine bakarken, kendi mesleklerine en az benim kadar saygı duyduklarını hissettim, hissediyorum. Elbette mesleklerinin karşılığını bulamadıkları bir ortamda bulunmanın ıstırabını da yaşadıklarını görüyorum. Dertleşiyoruz, paylaşıyoruz.

“Ekmeğimi de aşımı da o ailelerle paylaşacağım”

Tutukluların ailelerinin yaşadığı acılara da değinen İmamoğlu, özgürlüğüne kavuşmasının ardından bu ailelerle dayanışmayı sürdüreceğini söyledi. Cezaevindeki tutukluların ve yakınlarının yaşadığı sıkıntıları hayatı boyunca gözeteceğini belirten İmamoğlu, şöyle konuştu:

İstekleri vardı, hukuksuz istekleri vardı. Bu hukuksuz isteklere cevap alamayınca onlara zalimlikler yaşattılar. Bu büyük ızdırabı onlar yaşarken, dışarıda en az onlar kadar acı çeken ailelerini de kucaklıyorum. Allah bana ömür verdikçe, özgür günlerinde hangi yetkiye ve imkâna sahip olursam olayım, evimdeki ekmeğimi de aşımı da o ailelerle paylaşacağım. Ekmeğimi paylaşmaya kadar bu insanların kaderdaşı olacağım. Yalnızca onların değil, bu ülkede 500 bine yakın insanı hapishaneye koymakla övünenlerin karşısında, cezaevlerindeki kader mahkûmlarının da yanında olacağım. Onların yaşadığı sıkıntıları hayatım boyunca gözeteceğim. Bu ülkeyi adaletli bir ülke haline getirmek için bir nefer gibi çalışacağımı ve kendimi bu konuda en az onlar kadar sorumlu hissederek mücadele edeceğimi buradan belirtmek istiyorum.

İmamoğlu, tutuklu yakınlarına verdiği destek nedeniyle eşi Dilek İmamoğlu’na da teşekkür etti. Eşine seslenen İmamoğlu, “Dilekciğim seninle gurur duyuyorum. Bir tanesin sen. İyi ki varsın. İyi ki o ailelerin yanındasın” dedi. İmamoğlu’nun bu sözleri salondakiler tarafından alkışlandı.

“Her bir arkadaşımı kahraman gibi görüyorum”

Birlikte yargılandığı arkadaşlarının yaşadıklarının geleceğe aktarılması gereken hikâyeler olduğunu söyleyen İmamoğlu, tutukluların ailelerinin Silivri’ye yaptıkları ziyaretlerde yaşadıkları özlem ve acıya dikkat çekti. İmamoğlu, şöyle konuştu:

Arkadaşlarımız vardı. Her birinin yaşamı bir kitaptır. Her birinin hayatı; başta aileleri olmak üzere insanlara yaşatılan zulmün, zalimliğin, tarifsiz duygularla kaleme alınması ve geleceğe aktarılması gereken hikâyelerini barındırıyor. Bu anlamda her bir arkadaşım ile gurur duyuyorum. Buradaki arkadaşlarımın büyük bir kısmıyla burada tanıştım. Aralarında çok özel yoldaşlık yaptığım, İstanbul’a ve Beylikdüzü’ne birlikte hizmet ettiğim yol arkadaşlarım da var. Hepsini kucaklıyorum. Her birine kahraman gibi baktığımı bir kez daha vurguluyorum. Yalnızca ben değil, milletimizin büyük çoğunluğu da onlarla gurur duyuyor. Aileleri, dostları ve komşuları da onlarla gurur duyuyor. Burada her gün kapıda hasretle ve umutla bekleyen insanlar var. Kilometrelerce yol katettiler. Belki de Silivri’ye geliş gidişlerinde dünyanın çevresini defalarca dolaşacak kadar yol yaptılar. Çünkü yalnızca duruşma dönemlerinde değil, duruşmaların dışında da buradaki insanların aileleri ziyarete geldi. Acılarını ve hasretlerini gidermeye çalıştılar. Bazıları görüşe gelemese bile kapıda bekledi. Bu insanları hangi duygularla tarif edebilirim, bilmiyorum. Hepsini kucaklıyorum. Tarihi bir mücadele hattı kurdular. Aile Dayanışma Ağı adı altında bir araya geldiler. Orada umutla bekleyen güzel aileler, eşler, çocuklar, anneler ve babalar var. Bazen fotoğraflarını gördüm, bazen televizyonda görüntülerini izledim. Henüz neden bu durumda olduklarını bilmeyen, anlam veremeyen küçücük çocuklar annelerini, babalarını ziyarete geldi. O minicik çocukların, gençlerin, evlatların ellerinden, yanaklarından öpüyorum. Hepsini sımsıkı kucaklıyorum.

İmamoğlu, 19 Mart 2025’ten bu yana cezaevinde

Türkiye, 19 Mart 2025 sabahına, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alındığı operasyonla uyandı. İmamoğlu, İBB’ye yönelik yolsuzluk iddiasıyla başlatılan soruşturma kapsamında sevk edildiği hakimlikçe 23 Mart 2025’te tutuklandı. İçişleri Bakanlığı, aynı gün İmamoğlu’nun geçici tedbir olarak görevinden uzaklaştırıldığını bildirdi.

İddianame, Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınmasından 8 ay sonra, 11 Kasım 2025’te hazırlandı. İddianamede, kamu davası açılan şüphelilerden 99’unun örgüt mensubu, Ekrem İmamoğlu’nun örgütün kurucusu ve elebaşı olduğu öne sürüldü.

İlk duruşma 9 Mart 2026’da yapılmıştı

Ekrem İmamoğlu’nun arasında bulunduğu 107’si tutuklu, 5’i “müşteki sanık” olmak üzere 407 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması ise 9 Mart 2026’da Silivri’de başladı. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevinde yapılan duruşmalarda verilen tahliye kararları ve kabul edilen ek iddianame nedeniyle tutuklu sanık sayısı 53’e indi, tutuksuz sanık sayısı ise 436’ya çıktı.

“Savunma yapmadı” şeklinde tutanağa geçirilmişti

İBB Davasının 8 Temmuz 2026’da görülen 64. günü, İmamoğlu ile mahkeme başkanı arasında savunması süresi tartışması yaşandı. Tartışma sonrasında duruşma salonundan çıkarılan İmamoğlu’nun, “Susma hakkımı kullanmıyorum. Taleplerimi ve tespitlerimi anlatacağım” şeklindeki sözleri, Mahkeme Başkanı tarafından, “Susma hakkını kullandı” şeklinde duruşma zaptına geçirilmişti.

 

Independent Türkçe, ANKA

İBB davasının 98’inci gününde savunmasına başlayan Ekrem İmamoğlu, tutukluların ailelerinin ve avukatların baskı ve hukuksuzluklarla karşı karşıya kaldığını söyledi
Çarşamba, Ekim 14, 2026 – 11:15
Main image: 

<p>Fotoğraf: Independent Türkçe</p>

Type: 
SEO Title: 
İBB Davası: Ekrem İmamoğlu’nun savunması başladı

Orijinal makalenin tamamını buradan okuyun:
Orijinal kaynak

Loading

Finally, a link that actually works for your region and device! 🌍 Get instant access to the top exclusive offers tailored just for you right now. Don’t miss out, click here! 👇
🔗 [Click here]


↑