Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ: Bu bir düşman ceza hukuku uygulamasıdır

Stop wasting time on dead links! 🛑 This smart platform automatically detects your device and country to give you the exact best offer instantly. Check it out now 100% free! 👇
🔗 [Click here]

mehmet.efe.altay

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan’ı tutuklu bulunduğu Sincan Cezaevi’nde ziyaret etti. Ziyaretin ardından basın mensuplarına açıklama yapan Özdağ, Türkiye’deki hukuk sistemine yönelik eleştirilerde bulundu. 

Özdağ, Tanju Özcan’ı ikinci kez cezaevinde ziyaret ettiğini belirterek, şunları söyledi:

Geçen ziyaretime göre kendisini daha sağlıklı ve morali daha yüksek olarak buldum. Önümüzdeki günlerde tutuklu bulunduğu davadan karar duruşması varmış ve beraat çıkacağı doğrultusunda umutlu olduğunu gördüm. Ancak ülkemizde düşman ceza hukuku uygulamasının çok etkili ve yaygın olduğunu görüyoruz ve sürekli muhalefete yönelik olarak yasalar önünde eşitlik ilkesi, anayasal bir ilke çiğnenerek ağır bir baskı uygulanıyor. İki ceza yasası maddesi araçsallaştırılarak muhalefetin susturulması, muhalif siyasilerin hapsedilmesi, muhalif basının hapsedilmesi, muhalif yayın organlarının ve sosyal medya hesaplarının kapatılması için kullanılıyor. Bunlar, halkı kin ve düşmanlığa teşvik ve yanıltıcı bilgiyi yayma maddeleri. Kimin halk olduğuna, kimin kışkırtma olduğuna siyasi pozisyona göre karar veriliyor. Hangi bilginin yanıltıcı olduğuna yine siyasi pozisyona göre karar veriliyor.

Özetle, adalete olan duygunun ortadan kalktığı, insanların adaletin gerçekleştiğiyle ilgili inancının yok olduğu bir süreçten geçiyoruz. İnsanlar bu düşüncelerinde haklılar mı? Yüzde yüz haklılar, bakın, yüzde yüz haklılar. Türkiye artık bir hukuk devleti değildir. Kendi koyduğu kanunları bile uygulamada sıkıntı çekilmektedir. Anayasa Mahkemesi’nin kararları uygulanmamaktadır. Anayasa Mahkemesi’nin kararlarını uygulamayan bir ülkede hukuk devletinden nasıl bahsedebilirsiniz? Elbette bahsedemezsiniz. Ve bu durumdan yargı camiasının çok büyük bir bölümünün de muzdarip olduğunu, üzüntü duyduğunu görüyoruz. Onun için bugün devam eden bu baskılara son vermenin, hukuk devletini tekrar tesis etmenin, demokrasiyi tekrar tesis etmenin, özgür basını tekrar tesis etmenin, yolsuzlukların üzerine gitmenin, düşünce suçlularının değil hırsızların mahkemeler önüne çıkmasını sağlamanın yolu artık Türkiye’de sandıktır ve sandıktan başka bir şey değildir.

fazla oku

Bu bölüm, konuyla ilgili referans noktalarını içerir. (Related Nodes field)

“Halk TV’nin yayınlarında işlenen bir suç var mı?”

Özdağ, Halk TV’ye yönelik operasyon kapsamında 17 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesi ve kanala kayyım atanmasına ilişkin soru üzerine şöyle konuştu:

Şaşırtıcı değil. Her yerde uzun zamandan beri konuşuluyordu. Şaşırtıcı değil ama üzücü ve tam Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının başladığı günün tercih edilmiş olması da başka bir mesajın verildiğini gösteriyor. Sosyal medya hesapları mahkeme kararlarıyla erişime engelleniyor. Ortada suç varsa soruşturma olur. Yani niye engelliyorsunuz suçsuz insanları? Peki, Halk TV’nin yayınlarında işlenen bir suç var mı? Hangi suç işlenmiş de yayın kapatılıyor? Özetle, bu bir düşman ceza hukuku uygulamasıdır. Bunu herkese yapabilirler, her yayın organına yapabilirler. Her yurttaş, kendisine bir suç uydurularak hapse atılabilir.

Bakın, bunun en canlı örneklerinden bir tanesi benim. Erdoğan’ın AK Parti Genel Başkanı kimliğiyle Mersin AK Parti Kongresi’nde yapmış olduğu konuşmaya Zafer Partisi Genel Başkanı olarak Antalya’da cevap verdim ve bundan dolayı Antalya’da değil, bakın, Antalya’da değil, Cumhurbaşkanı Ankara’da, ben de Ankara’dayım. Ankara’da da değil, İstanbul tarafından gözaltına alındım. Kayseri’de bitmiş bir soruşturma, Kayseri Başsavcılığı’nın ve emniyetinin kapatmış olduğu bir soruşturmadan dolayı Suriyelilere yönelik bir halk tepkisi olmuştu. O soruşturmadan dolayı ben gözaltındayken uyduruk bir belge düzenlenerek o belgeye dayanarak tutuklandım. O belgeye dayanarak beş ay tutuklu kaldım ve ceza alarak tahliye edildim. Bu, Beriya düzenidir. Yani Sovyet istihbarat şefi Beriya, Stalin’e şöyle der: ‘Siz bana adamı verin, ben ona suçu bulurum.’

Onun için Türkiye’de hukuk devleti mi? Bu, tarihin gördüğü en büyük esprilerden bir tanesidir. Türkiye’de hukuk devleti falan yok. Hukuk hiçbir yurttaşı korumuyor artık ve suçluların ellerini kollarını sallayarak dolaştıklarını görüyoruz. İşte fon yolsuzluğundaki durum. Eğer söz konusu genel başkan yardımcısı bir muhalefet partisinin üyesi olsaydı bugün hapiste olurdu. Ama iktidar partisinin üyesi olduğu için WhatsApp grubundan çıkartılarak cezalandırıldı. Ama bakın, bütün bunlara tahammül edeceğiz. Hukuktan ayrılmayacağız ve sandığa kadar mücadele edeceğiz. Sandıkta Türk halkı gerekeni yapacak.

“Bahçeli isterse fon yolsuzluğu soruşturmasının şeffaf yapılmasını sağlayabilir”

Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin fon soruşturmasında yetkili kurumlara şeffaflık çağrısı yapmasına ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

Sayın Bahçeli’nin iktidar üzerindeki gücü düşünüldüğünden de kapsamlı ve büyük bir güç. Eğer Bahçeli isterse fon yolsuzluğu soruşturmasının şeffaf yapılmasını sağlayabilir. Bunun için demeçten çok eyleme ve görüşmelere de ihtiyaç var. Gerçekten bu dileğinde samimi mi, önümüzdeki günlerde görürüz.

“Türk askerini Yemen’e, Suudi hanedanının menfaatlerini savunmak için yollayacaksınız”

Bahçeli’nin Türkiye’nin Suudi Arabistan’a askeri destek vermesine ilişkin sözlerini da değerlendiren Özdağ, şunları kaydetti:

Yemen meselesine gelince, Türk askerinin terörle mücadelesini durduracaksınız. Türk askeri, terörle mücadelede Türk polisi ve jandarması terör örgütünü ezmişken, Türkiye’nin içerisinde hiçbir yerde terör örgütü mensupları dolaşamazken, Pençe-Kilit Harekâtı’yla büyük fedakârlıklar yapılarak terör örgütü bu bölgeden püskürtülmüş, kılını bile kıpırdatamaz, Kandil’e sığınmış vaziyetteyken, özetle yenilmişken örgütü muhatap alacaksınız, pazarlık yapacaksınız ve küstahça saldırılarda bulunmasının, açıklamalar yapmasının önünü açacaksınız. Sonra diyeceksiniz ki ‘askerimiz şehit olmasın diye yaptık bunları’. Ama Türk askerini Yemen’e, Suudi hanedanının menfaatlerini savunmak için yollayacaksınız. Bu, Türk devlet aklı olamaz. Nasıl PKK ile müzakereler ve Öcalan’la müzakereler Türk devlet aklı değilse, İsrail devletinin aklıysa, Amerikan devletinin aklıysa, Yemen politikası da İsrail ve Amerikan devletinin aklıdır.

Bakın, Husilerin baş düşmanı kim? İsrail. Suudi Arabistan değil. Suudi Arabistan kimin yanında olduğu için çarpışıyorlar? İsrail’in yanında olduğu için çarpışıyorlar Husiler. Çarpışmaları kim başlattı? Suudi Arabistan başlattı. Ve Husiler İsrail’i hedef alıp onları vururken, Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail Husilerle başa çıkamamışken, şimdi Türk askerini siz Husilerle mücadele etmek için Suudi Arabistan’a yollayacaksınız. Ondan sonra da İsrail’in Gazze’deki soykırımına karşıyız diyeceksiniz. Buna kimse inanmaz. Buna Türk halkı da inanmaz. Ayrıca buradan bir konuda uyarmak istiyorum. Türkiye’nin Asya ile ticaretinin büyük bölümü Kızıldeniz üzerinden gerçekleşir. Gemilerimiz Süveyş Kanalı’ndan Kızıldeniz’e geçiyor ve buradan Yemen’in ucundan Hint Okyanusu’na açılıyor ve Uzak Doğu’ya gidiyor. Yarın Husiler bu bölgedeki Türk gemilerini hedef alıp vurmaya başlarlarsa ne olacak? Türkiye’nin bütün Asya ticaretini denizden durdurur bu. Vurabilirler mi? Vurabilirler. Ellerindeki silahlar bunun için çok makul. Bu bölgeden Amerikan uçak gemisini kaçırdı bu adamlar. Onun için Türk askerinin Suudi Kralı’nın menfaatleri için dökülecek zerre kanı kadar kanı yok. Ve Mekke İttifakı projesi aslında bir İsrail-Amerikan projesidir. Durum bu.

Trump’ın yemen açıklamasına yanıt: “Türk askerinin kanı suudi ailesinin serveti için dökülemez”

Özdağ, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Yemen’deki Husilere karşı olası bir askeri müdahaleye Türkiye’yi de davet edip etmeyeceğine ilişkin soruya, “Yapabilirim” yanıtını vermesinin hatırlatılması üzerine de “Eğer Husilere karşı savaşılacaksa bunu Amerikalılar ve İsrailliler kendileri yapsınlar. Türk askerinin kanı Suudi Arabistan’ın toprak bütünlüğü veya Suudi ailesinin serveti için dökülemez” dedi. 

 

ANKA

“Tam Ekrem İmamoğlu’nun savunma duruşmalarının bayladığı günün tercih edilmiş olması da bir başka mesajın verildiğini gösteriyor”
Çarşamba, Ekim 14, 2026 – 11:45
Main image: 

<p>Fotoğraf: ANKA</p>

jw id: 
3kHq5CNk
Type: 
SEO Title: 
Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ: Bu bir düşman ceza hukuku uygulamasıdır

Orijinal makalenin tamamını buradan okuyun:
Orijinal kaynak

Loading

Finally, a link that actually works for your region and device! 🌍 Get instant access to the top exclusive offers tailored just for you right now. Don’t miss out, click here! 👇
🔗 [Click here]


↑